ABD’nin Yeni Vergi Düzenlemelerinin Türk Şirketlerine Etkileri

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) vergi mevzuatında önemli bir değişiklik potansiyeli taşıyan ve özellikle uluslararası faaliyet gösteren şirketleri yakından ilgilendiren bir gelişme yaşanmaktadır: ABD Vergi Kanunu (Internal Revenue Code – IRC) Bölüm 899 taslağı. Bu taslak, “ayrımcı yabancı ülkeler” olarak tanımlanan yargı bölgelerinden kaynaklanan gelirlere yönelik vergi oranlarını artırmayı hedeflemektedir.

Bu bültende söz konusu taslağın Türk şirketleri ve Türkiye ekonomisi üzerindeki olası etkileri özet bir şekilde ele alınmaktadır.

  1. Bölüm 899’un Temel Hedefi ve Artan Vergi Yükü

IRC Bölüm 899, ABD’deki yabancı kişi ve kuruluşların elde ettiği kazançlara yönelik vergi oranlarını artırmayı amaçlamaktadır. Bu düzenleme, özellikle OECD’nin Küresel Vergi Reformu (Pillar Two) kapsamında uygulanan “Yetersiz Vergilendirilen Kazanç Kuralı”nı (Undertaxed Profits Rule – UTPR) ve diğer tek taraflı dijital hizmet vergilerini (Digital Service Taxes) uygulayan ülkelere karşı bir misilleme niteliği taşımaktadır.

  • Ek Vergi Yükü: Taslak, ABD’de kazanç elde eden yabancı kişi ve kuruluşlar için mevcut vergi oranlarına %20’ye kadar ek vergi getirme potansiyeli taşımaktadır. Bu durum, ABD’de iş yapan veya yatırım yapan Türk şirketlerinin ve bireylerinin ödediği vergi miktarını önemli ölçüde artırabilir.
  • Şube Gelir Vergisi (Branch Profits Tax): Yabancı şirketlerin ABD şubeleri tarafından kazanılan ve şube ile “etkin bir şekilde bağlı olarak kabul edilen gelirler (Effectively Connected Income)” açısından şube gelir vergisi oranı mevcut durumda %30 iken, Bölüm 899 ile bu oranın daha da yükselmesi beklenmektedir.
  • Stopaj Oranları: Bazı durumlarda, vergi stopaj oranlarında da artışlar söz konusu olabilecektir.
  1. “Ayrımcı Yabancı Ülke” Tanımı ve Türkiye İçin Riskler

Bölüm 899’un en kritik noktalarından biri, “ayrımcı yabancı ülke” tanımıdır. Türkiye, Pillar Two’nun UTPR’sini benimseyen ülkeler arasında yer almaktadır. Bu durum, ABD Hazine Bakanlığı’nın periyodik olarak Kongre’ye sunacağı, ABD işletmelerine karşı ayrımcı veya uluslararası vergiler uygulayan yabancı ülkeleri belirleyen raporlarda Türkiye’nin yer alma riskini beraberinde getirmektedir. Türkiye’nin bu listede yer alması, Türk şirketleri üzerindeki vergi yükünü daha da artırabilir ve uluslararası ticari ilişkilerde yeni dinamikler yaratabilir.

  1. Mevcut Anlaşmalar ve Etkileşimleri
  • Vergi Anlaşmaları (Tax Treaties): Bölüm 899’un mevcut ikili vergi anlaşmalarını nasıl etkileyeceği henüz net değildir. Türkiye ile ABD arasında yürürlükte olan bir vergi anlaşması bulunmaktadır. Taslağın yasalaşması halinde, bu anlaşmadaki ayrımcılık yapmama (non-discrimination) hükümleri başta olmak üzere, diğer hükümlerin nasıl yorumlanacağı ve uygulanacağı büyük önem arz edecektir. Anlaşma hükümlerinin ihlali iddiaları, yeni hukuki süreçleri tetikleyebilir.
  • BEAT (Base Erosion and Anti-Abuse Tax/Matrah Aşınsırılmadı ve Kötüye Kullanmaya Yönelik Alınan Vergi): Bölüm 899’un, “Base Erosion and Anti-Abuse Tax” (BEAT) kurallarının kapsamını genişletmesi ve bazı vergi mükellefleri için daha yüksek BEAT’e yol açması da beklenmektedir. Bu, özellikle ABD’de önemli operasyonları olan Türk şirketleri için ek bir maliyet unsuru oluşturabilir.
  1. Türk Şirketleri İçin Olası Senaryolar ve Yapılması Gereken Hazırlıklar

Bu taslağın yasalaşması halinde Türk şirketleri için çeşitli senaryolar ortaya çıkabilir:

  • ABD’ye Doğrudan Yatırım Yapan Şirketler: ABD’de şubeleri veya iştirakleri bulunan Türk şirketleri, artan vergi oranlarıyla doğrudan karşılaşacak ve bu durum kârlılıklarını olumsuz etkileyebilecektir.
  • ABD ile Ticaret Yapan Şirketler: ABD’den gelir elde eden veya ABD’ye mal/hizmet satan Türk şirketleri, stopaj vergilerindeki potansiyel artış nedeniyle daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalabilir.
  • Planlama ve Uyum Yükümlülükleri: Türk şirketlerinin, Bölüm 899’un getireceği değişikliklere uyum sağlamak amacıyla mevcut vergi yapılarını ve stratejilerini gözden geçirmeleri gerekecektir. Bu, uluslararası vergi planlaması ve risk yönetimi açısından yeni bir dönemi işaret etmektedir.
  1. Görüş ve Tavsiyelerimiz

IRC Bölüm 899 taslağı, henüz yasalaşma aşamasında olup, süreç içerisinde değişikliklere uğraması muhtemeldir. Ancak, mevcut haliyle yürürlüğe girmesi durumunda, Türkiye’nin ve Türk şirketlerinin ABD ile olan ekonomik ilişkilerinde önemli bir maliyet artışı ve karmaşıklık yaratma potansiyeli taşımaktadır. Özellikle Türkiye’nin Pillar Two’nun UTPR’sini benimsemesi, bu düzenlemenin Türkiye için “ayrımcı yabancı ülke” listesine girme riskini artırmaktadır.

Bu belirsizlik ortamında, Türk şirketlerinin proaktif bir yaklaşım benimsemesi hayati önem taşımaktadır. Bu gelişmeleri yakından takip etmek, potansiyel etkileri detaylı bir şekilde analiz etmek ve vergi danışmanlarınızla işbirliği içinde stratejik adımlar atmak, olası riskleri minimize etmek ve uyum süreçlerini sorunsuz yönetmek açısından kritik olacaktır.

Bültenimiz ve ABD’de getirilecek olan yeni vergi düzenlemeleri hakkında herhangi bir sorunuz veya daha detaylı bir değerlendirme ihtiyacınız olması durumunda, bizimle iletişime geçmekten lütfen çekinmeyin.

Yayınlarımız

LEVEL INTERNATIONAL

Navigate Foreign Lands With Us

We engage at every level. Go beyond borders