Türkiye’deki Teşvik Sisteminin Asgari Küresel Kurumlar Vergisi (Pillar 2) İle Etkileşimi

  1. Giriş

Küresel ekonominin artan karmaşıklığı ve dijitalleşmesi, uluslararası vergi sistemlerinde önemli reformları beraberinde getirmektedir. Bu reformlardan en önemlilerinden biri, OECD/G20 Kapsayıcı Çerçevesi tarafından geliştirilen ve “Pillar 2” olarak bilinen asgari küresel kurumlar vergisi düzenlemesidir. Pillar 2, çok uluslu işletmelerin düşük vergi oranlarına sahip ülkelerde vergi ödemekten kaçınmasını engellemeyi ve küresel vergi rekabetini azaltmayı hedeflemektedir.

OECD/G20 Kapsayıcı Çerçevesi tarafından geliştirilen ve küresel kurumlar vergisi mimarisinde devrim niteliğinde değişiklikler getiren Pillar 2 (“GloBE Kuralları”), Türkiye’nin yatırım teşvik sistemi ve çok uluslu şirketler üzerindeki vergi yükü açısından önemli etkileri beraberinde getirmektedir. 750 milyon Avro üzeri konsolide hasılat elde eden çok uluslu şirket gruplarını hedef alan Pillar 2, bu grupların düşük vergi oranına sahip ülkelerde elde ettikleri karlar için ek vergi ödemesini öngörmektedir.

Türkiye’nin mevcut teşvik sistemi, özellikle yatırım teşvikleri ve vergi avantajları gibi araçlarla yerel ve yabancı yatırımları teşvik etmektedir. Ancak, Pillar 2’nin yürürlüğe girmesiyle birlikte, bu teşviklerin çok uluslu şirketler üzerindeki etkinliği ve vergi yükü üzerindeki etkisi yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bültenimizde, Türkiye’deki teşvik sisteminin Pillar 2’yi nasıl etkilediğine dair değerlendirmelere yer verilmiştir.

  1. Türkiye’nin Teşvik Sistemi

Türkiye, bölgesel kalkınmayı teşvik etmek, istihdamı artırmak ve belirli sektörlerde yatırımları çekmek amacıyla kapsamlı bir teşvik sistemi uygulamaktadır. Bu teşvikler arasında başlıca;

  • Vergi İndirimleri: Kurumlar vergisi indirimleri, KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyetleri.
  • Sosyal Güvenlik Primi İşveren Hissesi Desteği: Yeni istihdam yaratılması durumunda verilen destekler.
  • Faiz Desteği: Yatırım kredileri için sağlanan faiz indirimleri.
  • Arazi Tahsisi: Belirli koşullarda bedelsiz veya indirimli arsa tahsisleri.
  • KDV İadesi: Yatırım harcamalarına ilişkin KDV iadesi.

 

Bu teşvikler, yatırımcılar için cazip bir ortam yaratırken, Pillar 2’nin getirdiği asgari vergi oranı (%15) karşısında yeniden ele alınması gereken bir dinamik oluşturmaktadır.

  1. Pillar 2’nin Teşviklere Etkisi

Pillar 2, çok uluslu şirketlerin efektif vergi oranını %15’in altına düşüren teşviklerin cazibesini azaltma potansiyeline sahiptir. Temelde, Türkiye’de uygulanan ve bir çok uluslu grubun efektif vergi oranını %15’in altına çeken teşvikler, Pillar 2 kapsamında ek vergiye tabi olabilir. Bu durumun başlıca etkileri şunlardır:

  • Ek Vergi Yükü: Türkiye’de elde edilen karlar üzerinden uygulanan vergi teşvikleri sonucunda efektif vergi oranı %15’in altına düşerse, çok uluslu şirket grubunun ana şirketi (veya belirlenen başka bir grup şirketi) Pillar 2 kuralları uyarınca ek vergi (top-up tax) ödemek zorunda kalabilir. Bu durum, Türkiye’de alınan teşviklerin finansal faydasını azaltabilir veya tamamen ortadan kaldırabilir.
  • Teşviklerin Yapısının Değişimi: Hükümetler, Pillar 2’ye uyum sağlamak amacıyla teşvik sistemlerini yeniden değerlendirmek zorunda kalmaktadır. Özellikle, “nitelikli iade edilebilir vergi kredileri” gibi Pillar 2 kapsamında efektif vergi oranını düşürmeyen veya daha az etkileyen teşvik modelleri geliştirilebilir. Bu tür teşvikler, nakit akışı üzerinde doğrudan etki yaratırken, vergi oranını düşürmedikleri için Pillar 2 kapsamında ek vergiye yol açmayabilir.
  • Yatırım Kararları Üzerindeki Etki: Çok uluslu şirketler, yatırım kararlarını verirken artık sadece sunulan teşviklerin nominal değerini değil, aynı zamanda Pillar 2’nin bu teşvikler üzerindeki potansiyel ek vergi etkisini de göz önünde bulunduracaktır. Türkiye’nin cazibesi, sağladığı teşviklerin Pillar 2 ile uyumlu olup olmadığına ve şirketin küresel vergi yükünü nasıl etkilediğine bağlı olarak değişebilir.
  • Basitleştirme ve Uyum Maliyetleri: Çok uluslu şirketler için, Pillar 2 kurallarına uyum, mevcut teşviklerin karmaşık bir analizini gerektirecektir. Bu durum, vergi departmanları için ek iş yükü ve maliyetler yaratabilir.

 

  1. Türkiye’nin Atması Gereken Adımlar

Türkiye’nin teşvik sistemini Pillar 2 ile uyumlu hale getirmesi ve ülkenin yatırım çekiciliğini sürdürmesi için aşağıdaki adımların atılması düşünülebilir:

  • Mevcut Teşviklerin Gözden Geçirilmesi: Halihazırda uygulanan teşviklerin Pillar 2 kapsamındaki etkilerinin detaylı bir analizi yapılmalı ve potansiyel ek vergi riskleri belirlenmelidir.
  • Pillar 2 Uyumlu Teşvik Modellerinin Geliştirilmesi: Vergi oranı üzerinde daha az etki yaratan veya Pillar 2 tarafından daha olumlu karşılanan (örneğin, nitelikli iade edilebilir vergi kredileri, doğrudan hibe ve sübvansiyonlar gibi) teşvik modelleri üzerinde çalışılmalıdır.
  • Uluslararası İşbirliği ve Bilgilendirme: Pillar 2’nin uygulanmasına ilişkin uluslararası gelişmeler yakından takip edilmeli ve potansiyel yatırımcılara Pillar 2’nin Türkiye’deki teşvikler üzerindeki etkisi hakkında açık ve şeffaf bilgi sağlanmalıdır.

 

  1. Nihai Değerlendirmeler

Pillar 2, Türkiye’nin mevcut teşvik sistemi için önemli bir dönüm noktası teşkil etmektedir. Teşviklerin tasarımında ve uygulanmasında yapılacak stratejik değişiklikler, Türkiye’nin uluslararası yatırım ortamındaki rekabetçiliğini koruması ve çok uluslu şirketler için cazibesini sürdürmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu süreçte, yerel mevzuatın uluslararası vergi reformlarına entegrasyonu hem yatırımcılar hem de kamu otoriteleri için şeffaflık ve öngörülebilirlik sağlayacaktır.

Uluslararası vergi bültenimizde yer alan hususlara ilişkin sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.

Yayınlarımız

LEVEL INTERNATIONAL

Navigate Foreign Lands With Us

We engage at every level. Go beyond borders