- Nitelikli Yurtiçi Asgari Tamamlayıcı Vergi’nin Rolü: Tamamlayıcı Verginin Türkiye’de Tahsili
Türkiye’nin Küresel Asgari Kurumlar Vergisi kuralları kapsamında Nitelikli Yurtiçi Asgari Tamamlayıcı Vergi (QDMTT) uygulamasını benimsemiş olması, Pillar 2 sistemi içinde önemli bir role sahiptir. QDMTT, Türkiye’de faaliyet gösteren ve kapsama giren çok uluslu işletme (ÇUİ) grubuna dahil düşük vergilenmiş şirketlerden kaynaklanacak herhangi bir tamamlayıcı verginin, öncelikli olarak Türkiye tarafından tahsil edilmesini sağlamaktadır.
Eğer Türkiye QDMTT uygulamasını tercih etmeseydi, bu potansiyel tamamlayıcı vergi, ÇUİ Grubunun nihai ana işletmesinin bulunduğu ülke tarafından Gelire Dahil Etme Kuralı (IIR) aracılığıyla veya grubun diğer şirketlerinin bulunduğu ve Yetersiz Vergilendirilen Ödemeler Kuralı’nı (UTPR) uygulayan ülkeler tarafından tahsil edilebilirdi. Dolayısıyla QDMTT, Pillar 2 kurallarından doğan ek vergi gelirinin, gelirin elde edildiği kaynak ülke olan Türkiye’nin hazinesinde kalmasını güvence altına alan kritik bir mekanizmadır.
- Kritik Ayrım: Neden %10 Yurtiçi Asgari Kurumlar Vergisi veya %25 Standart Kurumlar Vergisi Ödemek Pillar 2 Uyumunu Garanti Etmez?
Bir şirketin Türkiye’de Yurtiçi Asgari Kurumlar Vergisi (YAKV) kapsamında %10 veya standart kurumlar vergisi kapsamında %25 (ya da efektif olarak daha yüksek bir oranda) vergi ödüyor olması, o şirketin Pillar 2 kuralları açısından %15’lik küresel asgari efektif vergi oranına (GloBE ETR) ulaştığı ve dolayısıyla ek bir tamamlayıcı vergi yükümlülüğü ile karşılaşmayacağı anlamına gelmemektedir. Bu durumun temel nedenleri aşağıda ele alınmıştır.
2.1. Farklı Vergi Matrahları
YAKV’nin matrahı, Kurumlar Vergisi Kanunu’na (KVK) göre belirlenir ve bu hesaplamada ticari bilanço kârına kanunen kabul edilmeyen giderler eklenirken, KVK’da sayılan bazı yerel istisna ve indirimler dikkate alınmaktadır. Standart kurumlar vergisi matrahı da yine KVK hükümlerine göre tespit edilir. Buna karşılık, Pillar 2 kapsamında GloBE Geliri hesaplamasının başlangıç noktası, ÇUİ grubunun konsolide finansal raporlama standartlarına (genellikle UFRS veya TFRS gibi kabul edilebilir bir standart) göre hazırlanan mali tablolarındaki vergi öncesi net kâr veya zarardır. Bu tutar, daha sonra KVK’da ve OECD Model Kurallarında belirtilen bir dizi spesifik düzeltmeye (örneğin, belirli gelirlerin dahil edilmesi, bazı giderlerin çıkarılması veya farklı muhasebeleştirilmesi) tabi tutulur.
Türkiye’de Vergi Usul Kanunu (VUK) ile UFRS/TFRS arasında varlıkların değerlemesi, amortisman hesaplamaları, karşılıklar ve diğer birçok muhasebe uygulaması açısından önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu farklılıklar, GloBE Gelirinin, KVK’ya göre hesaplanan YAKV matrahından veya standart kurumlar vergisi matrahından önemli ölçüde farklılaşmasına neden olabilir. Sonuç olarak, aynı ticari faaliyet için iki sistemde çok farklı vergi matrahları ortaya çıkabilir.
2.2. Vergi Teşviklerinin Farklı Uygulanması
Türkiye’de uygulanan çeşitli vergi teşviklerinin YAKV ve Pillar 2 kuralları kapsamında ele alınış biçimleri de önemli farklılıklar göstermektedir.
- YAKV’de: Bazı vergi teşvikleri (örneğin KVK Madde 5/1-a kapsamındaki iştirak kazancı istisnası veya 4691 sayılı Kanun kapsamındaki Teknopark kazanç istisnası) YAKV matrahının hesaplanmasında indirim konusu yapılabilirken, diğer birçok teşvik bu matrahın tespitinde dikkate alınmaz (yani, bu teşviklerden yararlanılmadan önceki kazanç üzerinden YAKV hesaplanır).
- Pillar 2’da (GloBE ETR Hesabında): Vergi teşviklerinin GloBE ETR üzerindeki etkisi, teşvikin türüne ve OECD Model Kurallarındaki sınıflandırmasına göre değişir:
- Kapsanan Vergileri (Covered Taxes) Azaltan Teşvikler: Birçok vergi teşviki, özellikle iadesi mümkün olmayan vergi kredileri (non-qualified refundable tax credits – Non-QRTCs) ve bazı kazanç istisnaları (profit exemptions), GloBE ETR hesaplamasında “Kapsanan Vergiler” tutarını azaltır. Kapsanan Vergilerdeki bu azalma, GloBE Geliri aynı kalsa bile, ETR’nin düşmesine neden olur. Örneğin, bir kazanç istisnası durumunda, istisnaya konu olan gelire isabet eden kapsanan vergi sıfır olacağından, bu durum ETR’yi aşağı çeker. Benzer şekilde, Türkiye’deki yatırım teşvik belgeleri kapsamında uygulanan indirimli kurumlar vergisi gibi uygulamalar, ödenen fiili vergiyi azalttığı için Kapsanan Vergileri düşürerek ETR’yi olumsuz etkileyebilir.
- GloBE Gelirini Etkileyen Teşvikler: Nitelikli İade Edilebilir Vergi Kredileri (Qualified Refundable Tax Credits – QRTCs) gibi bazı teşvikler ise Kapsanan Vergileri azaltmak yerine GloBE Gelirine eklenir. Bir vergi kredisinin QRTC olarak kabul edilebilmesi için, genellikle nakit olarak veya nakit benzeri bir şekilde belirli bir süre içinde (genellikle dört yıl) iade edilebilir olması gerekir. “Süper indirimler” (super deductions), yani bir harcamanın muhasebede kaydedilen tutarından daha fazlasının vergi matrahından indirilmesine izin veren teşvikler (örneğin Türkiye’deki %100 ilave Ar-Ge indirimi), eğer bu durum ertelenmiş vergi etkisine yol açıyorsa Kapsanan Vergileri etkileyebilir veya doğrudan ödenen vergiyi azalttığı için Kapsanan Vergileri düşürebilir. Bu farklı uygulamalar, bir şirketin Türkiye’de yüksek oranda vergi ödediğini düşünmesine rağmen, Pillar 2 hesaplamalarında ETR’sinin %15’in altına düşmesine yol açabilir.
2.3. Varlığa Dayalı Gelir İstisnası Etkisi
Pillar 2 kuralları, Varlığa Dayalı Gelir İstisnası (Substance Based Income Exclusion-SBIE) adı verilen bir mekanizma içerir. Bu mekanizma, bir yargı bölgesindeki GloBE ETR %15’in altında kalsa bile, tamamlayıcı vergiye tabi olacak “Fazla Kârı” (Excess Profit = Net GloBE Geliri – SBIE) azaltır. SBIE, şirketin ilgili ülkedeki maddi duran varlıklarının ve personel giderlerinin bir kısmını vergiden ari tutarak gerçek ekonomik faaliyetleri teşvik eder. YAKV hesaplamasında ise böyle bir istisna veya indirim mekanizması bulunmamaktadır. Bu da aynı kârlılık seviyesinde bile Pillar 2 kapsamında ödenecek tamamlayıcı verginin farklılaşmasına neden olabilir.
- Sonuç: Her İki Vergi İçin Ayrı Hesaplama Zorunluluğu
Yukarıda açıklanan temel farklılıklar (vergi matrahlarının farklılığı, teşviklerin farklı uygulanması ve Varlığa Dayalı Gelir İstisnası-SBIE gibi özgün mekanizmaların varlığı) nedeniyle, bir şirketin Türkiye’de YAKV veya standart kurumlar vergisi yoluyla %10’un, hatta %15’in üzerinde bir oranda vergi ödüyor olması, o şirketin otomatik olarak Pillar 2 kurallarına göre de %15 efektif vergi oranına (GloBE ETR) ulaştığı anlamına gelmez.
Dolayısıyla, kapsama giren Türk ÇUİ’lerinin, hem YAKV yükümlülüklerini doğru bir şekilde belirlemek hem de Pillar 2 kapsamındaki (özellikle Türkiye’de QDMTT yoluyla tahsil edilecek) potansiyel tamamlayıcı vergi yükümlülüklerini tespit etmek için her iki sistem için ayrı ayrı ve detaylı hesaplamalar yapması kaçınılmaz bir zorunluluktur.
Son olarak belirtmek gerekirse, Türkiye’nin QDMTT’yi benimsemiş olması , tamamlayıcı verginin yurt içinde kalmasını sağlamakla birlikte, bu durum şirketlerin detaylı GloBE hesaplaması yapma zorunluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Ayrıca, QDMTT hesaplamasının bazı ince farklılıklar içerebileceği veya bazı durumlarda GloBE kuralları altında hesaplanacak toplam tamamlayıcı vergiden farklı sonuçlar verebileceği (örneğin, Kontrol Edilen Yabancı Kurum (CFC) kazançlarına ilişkin vergilerin muamelesi konusunda farklılıklar olabilir veya QDMTT’nin kendisi GloBE kuralları altında ortaya çıkacak vergi yükünden daha yüksek bir yük oluşturabilir ) göz önünde bulundurulmalıdır.
Uluslararası vergi bültenimizde yer alan hususlara ilişkin sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.


